2 Ekim 2008 Perşembe

HAYALPREST HRANT DINK –


Lutfen oncelikle Hrant Dink in `Renk Korlugu`yazisini buradan okuyun

***

Bu yazim Hrant Dink in aslinda soylenenin aksine vatansever biri olmadiginin kanitidir,

Bizlere, `Hrant Dink in yazilarini okusaydiniz onun vatansever biri oldugunu anlardiniz` diyenlere de cevaptir.

Hrant Dink in 17 Ocak 1997 tarihinde Agos adli gazetede yayinlanan bu yazisinda `Renk Korlugu` maskesi altinda ne kadar bolucu bir yazi yazdigini ve Ermeni kokenli vatandaslari nasil yonlendirdigi, kelimelerin arkasindaki gizli mesajlar asagida parantez icinde anlatilmistir

NOT: Hrant Dink gercekten renk korudur fakat bu yazisini bazi kelimelerin altina cesitli semboller kullanarak, ezoterik ogretiye gore anlatmistir. Amacim bu sembolleri elimden geldigince aciga cikarmaktir.

***

Gelin sizinle “renkçilik” oynayalım bugün. “Renk körü”yüm ben aslında. Tanrı vergisi, kul ne yapsın? Bir türlü ayıramıyorum kırmızıyı yeşilden, yeşili kırmızıdan. Uzun yıllar ehliyet de alamadım bu yüzden. “Göz sınavı”ndan çaktım sürekli.
Meğer önüme konan kitapta aynı ton renkleri öylesine yan yana dizmişler ki, bir şekli ya da bir sayıyı gösteriyormuş. Ben “balık” demişim kuşa, “ev” demişim ağaca.
Dahası, “ne güzel yeşil gözlerin var” diye pot kırdığımı anımsıyorum, ela gözlü yârime iltifat ederken. “Bu ne renk? Bu ne renk?” diye, babalarıyla eğlenen çocuklarımın “renkçilik” oyununu unutamıyorum bir türlü. Ben karıştırdıkça renkleri basıyorlardı kahkahayı.
Şeyy... Sahi, siz hiç merak ettiniz mi “renk körlüğü”
(ermeni olmak) ne demek, insanların yüzde kaçı “renk körü” şu yeryüzünde (Turkiyede kac tane ermeni var)?
Bırakın öyle her akşam televizyonlarınızın karşısında kurulup, “renkli, renkli” filmler izlemeyi de, araştırın bakalım.

Gelin sizinle “renkçilik” (renkcilik derken Turk- Ermeni ayrimi) oynayalım bugün. Tek rengin hâkimiyeti (Turk anayasasina sadece Turklerin egemenligi) ne ifade eder sizin için? “Ussal gözünüzle” (Tarafsiz bir sekilde) bir yoklayın bakalım. Denenmedi mi sanki bunlar tarih boyunca? Kızıl rengin hâkimiyeti neyi çözdü, Stalin Rusya’sında, Mao Çin’inde. Yeşil rengin hâkimiyeti neyi çözdü Humeyni İran’ında, Kaddafi Libya’sında. Ya (Burda cumleye `Ya` kelimesiyle baslamis nedeni birkac kelime sonra) kara rengin hâkimiyeti? Neyi çözdü Hitler Almanya’sında, Mussolini İtalya’sında (Ataturk un Turkiye`sinde) (buradaki soz Hrant Dinkin bu yazisinin 1.bombasidir)? Tüm bu ülkelerin dayatmacı tek renk hâkimiyetleri (Turklerin tek egemenlik hakimiyeti), engelleyebildi mi diğer renklerin (diger irklarin) de yaşamalarını? Kızıl, yeşil ya da kara, tek renk hâkimiyeti faşizmin ta kendisi aslında (Turkiye`nin uniter yapisina fasist deniyor-bu 2.bomba).
Şeyy... Sahi, siz hiç merak ettiniz mi? Bütün renkleri bünyesinde barındıran bayrak var mı şu yeryüzünde
(burada kastedilen gokkusagi gibi bir bayrak degil, gercek federal bir yapi)?
Bırakın öyle her akşam televizyonlarınızın başında çöküp “renkli, renkli” filmler izlemeyi de, araştırın bakalım.

Gelin sizinle “renkçilik” oynayalım bugün. Toplumların taptıkları ortak renkleri konuşalım biraz (yani Turklugu, bundan sonra o kadar igrenc yazilar geliyorki yorumlarken kendimden sogudum) . Niçin insanlar böylesi yapay bir ortaklığa bağlanırlar (Turkiye de yasayan halkin Turkluge ve Turk Milletine olan sevgisini kucumsuyor daha dogrusu kiniyor, Peki neden kendi irkina bu kadar duskun o zaman?)? Hiç düşündünüz mü? Renk yüzünden insanlar birbirleriyle savaşlar bile yapabiliyorlar oysa. Amerika’daki siyah - beyaz kavgaları, yeryüzünün çeşitli bölgelerindeki ulusal bayrak, ulusal renk kavgaları (Turkiye deki PKK teroru) canlı örnekler olarak duruyorlar orta yerde.
Renklerin aslında birer simge olduğu ve kavgaların da karşı toplumlar arasında bu simgelere yüklenmiş toplumsal çıkarların çatışmasından kaynaklandığı söylenir sürekli
(Turk olmaya simge lestiriyor- 3.bomba).
Şeyyy... Sahi, siz hiç merak ettiniz mi? Bayrağı olmayan bir devlet, bir ulus var mı yeryüzünde
(Turk Bayragini sevenlere bir mesaj daha gonderiyor ve Turk vatanseverligine savas aciyor. Her ulkenin bayragi var size ne oluyor demek istiyor, 4.bomba) ?
Bırakın öyle her akşam televizyonlarınızın karşısında pinekleyip “renkli renkli” filmler izlemeyi de, işte size bir ev ödevi daha, araştırın bakalım.


Ben diyorum ki şu namussuz dünyada
(Turkiye de), “renk körü” (Ermeni) olmak doğanın canlıya bahşettiği bir ayrıcalık aslında. Bunun eksisi yok, artısı var. Bir renge bağlanıp da, körü körüne ona kul köle olanların “beyin körlüğünün yanında bizim renk körlüğümüz(ermeni olmasi), inanın bal kaymak ”(Turk vatanseverlere en korkunc ve nefret kokan bir mesaj daha gonderip onlara `beyin koru` diyor. Bu da vatanseverlere soyledigi son ve en buyuk 5. bomba)
Şeyyy... Sahi, siz hiç “Renk Körleri Birliği”
(Dunyada en iyi sekilde yayilmis olan dernekler Ermenilerindir, Dunya uzerinde yuzlerce kiliseleri, cemiyetleri, kurumlari vardir) adlı evrensel bir örgütlenmenin varlığını işitmediniz mi?
Bırakın öyleyse her akşam televizyonlarınızın karşısında, “renkli dünyalar”ın, tükenmiş izleyicileri olmayı.
Katılın birliğimize
(Ermeni kokenli vatandaslari kendi safina cekmeye calisiyor).


***


Bana soruyorlar Hrant Dink in oldurulmesine uzuldun mu diye

Aslinda bakarsaniz ailesi adina gercekten uzuldum, sonucta hepimiz bir gun ayrilacagiz hayattan. Suikasti kimin yaptigida bellidir, suikasti gercekte vatanseverler falan yapmamistir. Emri direkt olarak yabanci gizli servisler vermistir ve Ermeni kokenli Turk vatandaslarinin giderek azalan federal devlet isteklerini tekrar yukseltmek amaci tasimaktadir. Akli basinda hicbir gercek vatansever giderek batan Hrant Dink in bolucu hayalleri karsisinda bu adami oldurtmezdi. Anlatmak istedigim şu; suikasti Ogun Samast isimli kendini milliyetci zanneden biri islemistir fakat isin arkasinda ulusalci gibi gozukup aslinda satilik ve hain bir takim insanlar vardir.




Hiç yorum yok: